top of page

hayal

Yazarın fotoğrafı: Esma Aydan Dikmen Aksoy
Esma Aydan Dikmen Aksoy
1 Oca 2013
2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 3 Nis 2020


kapı aralığından onu izliyordum. ne yaptığını görmek mümkün değildi. masanın üzerine eğilmişti ve uğraştığı şey her neyse kollarıyla onu kapatmıştı. önemsediği bir şey olduğu buradan bile anlaşılıyordu. beni görmediğini umut ediyordum. o bir şeyle uğraşırken onu izlediğimi fark ederse çok sinirleniyor. bu onun dikkatini dağıtıyormuş ve yaptığı şeyin özel olmasını engelliyormuş. böyle zamanlarda ona darılıyorum; ama bunu ona söylemiyorum. insan en yakınından saklayarak neyi özel kılabilirdi ki... kapı aralığından beni izliyordu. ne yaptığımı görmesi mümkün değildi. masanın üzerine eğilmiştim ve uğraştığım şeyi o görmesin diye kollarımla kapatmıştım. yaptığım işi önemsiyordum. onu görmediğimi düşünüyordu. halbuki kör değildim. beni izliyor olmasından çok rahatsız oluyorum. bu beni sinirlendiriyor. bir şeyi gizliyorsam gizliyorumdur değil mi? insanlar fazla meraklı. sanırım bu düşüncelerim yüzünden bana darılıyor. ama bu beni ilgilendirmez. ben özel kalsın istediğim şeylere biraz saygı bekliyorum. bir an kıpırdar gibi oldu. sanırım boynu ağrımıştı. sonra kafasını iki yana çevirdi. biraz geri çekildim. kolları hala aynı yerde duruyordu. ne yaptığını görmek hala imkansızdı.onun bu hali beni çok geriyor. birkaç gün boyunca odasına kapanıp bana hiçbir şey göstermeden ve söylemeden orada bir şeyler yapıyor. eğer onu izlediğimi görürse bana bağırıyor. böyle günlerde tek iletişimimiz bu. ve maalesef yine olan bu. bu gerçekten rahatsız edici bir durum. bir an kıpırdadım. onun geri çekilmesi için kafamı iki yana çevirdim. biraz geri çekildi. onun orada olduğunu bilmek beni gerçekten rahatsız ediyor. yarattığım şeyi bozacak diye çok korkuyorum. bu yüzden o oradayken kollarımı kıpırdatmadım. ona bağırmak istemiyorum. ama bazen laftan anlamıyor. dediğim gibi insanlar fazla meraklı. bu gerçekten rahatsız edici bir durum. birden onun olduğu yeri ve kendi bulunduğum yeri düşündüm. aynı evin içinde benden gizli bir şey yapması, hali, tavrı hepsi beni çok geriyordu. buna bir son vermeliydim. kararımı verdim ve emin adımlarla içeri girdim. aniden odaya girdi. emin adımlarla bana doğru yürüyordu. masanın üzerine kapandım. ne yaptığımı görsün istemiyordum. ona bağırdım: -ne yaptığını sanıyorsun? -asıl sen ne yaptığını sanıyorsun? günlerdir bu odadan çıkmıyorsun. deminden beri kapının kenarında durmuş sana bakıyorum. benden gizlediğin şeyin ne olduğunu gerçekten çok merak ettim! -senden gizlediğim şeyin ne olduğunu merak ettin demek. gizlediğime göre gizli bir şey olmalı değil mi! -bana bağırmaya hakkı yok. aynı evi paylaşıyorsak burada ne yaptığını söylemen gerek. -odadan çıkmanı istiyorum. -çıkmayacağım. -bu odadan hemen çıkmanı istiyorum dedim! -çıkmayacağım dedim. -benimle inatlaşma. -çek şu kolunu şu masadan! -çekmeyeceğim, git burdan! -çek dedim sana çek! kolunu kendime doğru çekiyordum. ne yaptığımdan ve doğru mu yaptığımdan hatta neden yaptığımdan bile emin değildim. tek düşündüğüm benden gizlediği şeyi görmekti. aramızdaki ufak çaplı arbededen sonra kolunu masadan çekmeyi başardım. mutsuz ve kırgındı, bana bakıyordu. -oldu mu?

Yorumlar


Esma Aydan Dikmen Aksoy
 

Bir gece olur yazarım, bir gündüz olur okurum. Bazen bir renk olurum, bazen bir kedi. Biraz kurmalı saat de, en çok kına kokusu...

 

aa1ada05-ffef-4fcf-b863-52a4d56510f4.jpg
bottom of page