top of page

batı koyu

  • Yazarın fotoğrafı: Esma Aydan Dikmen Aksoy
    Esma Aydan Dikmen Aksoy
  • 3 Mar 2018
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 31 Mar 2020


merhaba sevgili günlük;

sana bugün hiç bilmediğin şeyler anlatacağım.

uluorta söylenen şeylerin, kimseye söylenmemiş şeylerle aynı olduğunu ve bu gece nefesimin çok daraldığını. boğazımda biriktirdiğim şeyin bir anjiyoödem mi, yoksa bezginlik mi olduğunu bilemediğimi ve bu ikisinin aslında birbirinden pek de farklı olmadığını. onlarca fotoğraf ve gülen yüz gördüğümü ve bundan ne denli sıkıldığımı. ne rakının ne rokanın soframda yeri olduğunu ve geceleri hala 5 badem, 3 grissini ile geçirdiğimi. kitaplığımdaki tüm kitapları okuyacak kadar aç olduğumu ve fakat bazı cümlelerin midemi alt üst ettiğini. ve buna benzer birkaç şey daha.

bir insanın sevgili günlüğü olmak ne güzel, susmak ne güzel ve yalnız legal olan şeyleri sevebilmek.

beni soracak olursan yine şu meşhur akşamların birindeyim. içimde bir sıkıntı. yazsam olmayacak, yazmasam olmayacak. hem sonra elalem ne diyecek, beni senden başka kim anlayacak. sonra bu sessizliğe bir şeyler anlatmanın huzuru ve huzursuzluğu içimde aynı anda büyüyecek. eşim tüm bunları biraz tedirgin okuyacak. Elif merdivenleri çıkacak. ve bir boşluktan düşen bu kez kim olacak? ben, sen, o; biz, siz, onlar.

geniş zamanlar lazım sana sevgili günlük, susup dinlemek için, dinleyip anlamak için, anlayıp anlatmak için. oysa kapağını açmadıkça, sana zamanı kim verecek? genişini, darını; uzununu, kısasını. bak yine kavga ediyorlar, duyuyor musun?

düzenli bir kaosun içinde yaşıyorum. bunları psikiyatristime anlatsam, beni yine hatırlamaz. tutuklu olan kimdi, annem neden benimleydi, hangi okuldan mezundum... ve onun duymadığı benim sorularım, buraya dahi yazamadığım.

ama sonra bir açlık ve ardından gelen sevinç. her şeyi okuyabilirim diye, her şeyi yazabilirim diye, her şeyi yapabilirim diye. yani şu hiç tamamlanmamış şiir, ben sizin uyuyan yanınız. ve o şiirin sonu; çünkü ben sizin kırgın yanınız. beni anlıyor musun?

en kötüsü de beni anlamadığını bilmek.

işte cümlelerimin dağılışı. bir yazan olarak bir karmaşayı tasvirim. beni hiç anlamayacak daha başka insanların satırlarda gezinen gözleri. belki dedikoduları. ve buna benzer birkaç şey daha.

ama sonra sevgili günlük, uykusuzluktan sonra, hafif bir baş ağrısıyla uyanıp o günün de aslında diğeriyle aynı olduğunu bilerek onu bambaşka işlerle doldurduktan ve bir umudu her gün yüreğinde taşıyıp bazen yorulduktan ve sonra bu aynılıktan dolayı günleri karıştırdıktan günleri karıştırınca noktalama işaretlerini unuttuktan onları unutunca upuzun ve anlamsız bir cümle kurduktan sonra yine sana yazıyorum.

sense bunların hiçbirini duymuyor, duysan da anlamıyor ve noktalama işaretlerinde diretiyorsun. o halde bir nokta. ve bir nokta ve bir nokta daha.

yalnız, yenik, yaşlı.

uykusuz, huysuz, arsız.

yorgun, solgun, durgun.

yani kan portakalı değil dük, turunç.

*

bir deniz var, sıcak ve altı yosunlu. biz oraya çorba diyoruz, diğerleri batı koyu.

Yorumlar


Esma Aydan Dikmen Aksoy
 

Bir gece olur yazarım, bir gündüz olur okurum. Bazen bir renk olurum, bazen bir kedi. Biraz kurmalı saat de, en çok kına kokusu...

 

aa1ada05-ffef-4fcf-b863-52a4d56510f4.jpg
bottom of page